Kara Fatma Kimdir?

Fedakâr Türk kadınının ete kemiğe bürünmüş hali… Zekâsı, cesareti ve vatan sevgisiyle nam salmış yürekli bir mücahide… Bu yazımızın konusu, milli mücadelenin sembol isimlerinden biri… Fatma Seher Erden. Yani bildik ismiyle Kara Fatma. Kara Fatma’nın, cesaretle bezeli kutlu yaşam öyküsüne birlikte göz atalım.

Kara Fatma

Kara Fatma 1888 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Babası, Erzurumlu Yusuf Ağa’dır. Annesini hakkında herhangi bir bilgi yok. Hakkındaki en önemli bilgilerden biri de ona vatan ve memleket aşkını aşılamış olan Binbaşı Ahmet Bey’in eşi olduğudur. Yaptıkları bu evlilik, onları sıradan hayat arkadaşı kılmayacaktır sadece. Onlar, birbirlerinin coşkulu, yürekli silah arkadaşları olacaktır ayrıca. Birlikte birçok cephede savaşacakları gibi, farklı cephelerde ayrı ayrı savaştıkları da olacaktır. Örneğin Balkan Savaşı sırasında eşini Edirne cephesine gönderen Fatma Seher, bir süre sonra aynı noktaya kendisi de gidecek ve savaşa bizzat katılacaktır.

Cephede Bir Kadın: Kara Fatma

Edirne’de görevli olan eşi Ahmet Bey’in bir süre sonra Sarıkamış cephesine tayin edilmesi, Fatma Seher’in hayatında adeta dönüm noktası olur. Zira Ahmet Bey, büyük kahramanlık örnekliğiyle çarpıştığı Sarıkamış’ta vatan ve millet uğruna şehit düşer. Eşinin şehadet haberiyle büyük acı yaşayan Fatma Seher, bu acının memleket sevgisiyle harmanlanmasıyla bir ölüm makinasına dönüşür. Bu duygularla birlikte kadın ve erkeklerden oluşan bir savaşçı grubu kurar ve bu grupla birlikte işgal kuvvetlerine karşı amansızca mücadeleye girişir. Grup, başlarda öncelikle kendisine güvenen eş, dost, arkadaş ve akrabalarından oluşmuştur. Sonraysa her geçen gün biraz daha büyüyen gönüllü sayısıyla büyük bir direniş gücüne dönüşür.

Fatma Sehere mücadeledeki gözü karalığı ve cesareti sebebiyle “Kara Fatma” lakabı takılır. O, artık Millî Mücadelenin Kara Fatma’sıdır. Millî Mücadelede daha aktif bir biçimde görev almak arzusunda olan Kara Fatma, 1919’da Mustafa Kemal’le görüşmek için Sivas’a gider. Mustafa Kemal’e kendisini tanıtan ve eşinin şehadet haberini veren Kara Fatma, Milis Müfreze Komutanı olarak Batı cephesine atanır ve buradaki harekete dâhil olur. Görüşme sırasında Mustafa Kemal’in kendisine, “Keşke bütün kadınlar senin gibi olsa Kara Fatma!” dediğini anlatacaktır sonraları. (Kara Fatma lakabının, ona ilk kez bu görüşmede bizzat Mustafa Kemal tarafından verildiği de söylenir.)

Ortaya koyduğu mücadele ve direniş azmiyle kısa süre sonra Millî Mücadele’nin tanıdık isimlerinden biri haline gelir Kara Fatma. Özellikle ani baskınlarla elde ettiği başarılar, onu Anadolu’da bir efsaneye dönüştürür. Anadolu’nun her bölgesinden cesur ve yürekli kadınlar, buldukları türlü silahlarla cepheye koşmaya başlarlar. Sadece kadınlar için değil, çok geçmeden tüm Anadolu halkı için örnek bir isme dönüşür Kara Fatma!

İstiklal Madalyalı Bir Mücahide

İzmir’in Yunan işgaline uğradığı sıralarda İzmir’e geçen Kara Fatma, yaklaşık 300 kişilik birliği ile Birinci ve İkinci İnönü Savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi ve Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde aktif şekilde görev alır. Birliğe olan hâkimiyeti, askeri stratejisi, zekâsı ve çevikliğiyle üstlendiği tüm görevleri kusursuzca yerine getiren Kara Fatma, Mehmetçiğe de büyük moral ve motivasyon kaynağı olur. Bu arada yalnız değildir; iki oğlu da onunla birlikte cepheden cepheye koşmaktadır. Çocukları da anneleri gibi deli doludur, gözü pektir, çelik gibidir. Ancak bir çarpışma sırasında ikisi de vatan ve memleket sevdasıyla şehit düşerler. Büyük vatan kahramanı Kara Fatma, eşini ve çocuklarını kaybetmiş olmaktan dolayı derin üzüntü duyar; ancak bir kenara çekilip oturup ağlamaz. Bilakis daha da hırçınlaşır; içindeki alev, yüreğindeki ateş her geçen gün biraz daha büyür. Bu duygunun verdiği korkunç enerji, bir patlamaya neden olur adeta. Elinde, vatan sevgisinden başka hiçbir şeyi kalmamıştır. Aldığı vazifelerin zorluğu, üstlendiği sorumlulukların büyüklüğü, onun umurunda bile değildir artık.

Kara Fatma, Büyük Taarruz’un başladığı sıralarda esir düşer. Ancak cesareti ve zekâsıyla kısa sürede kaçıp kurtulur ve kendisini esir alanlara karşı, tüm gücüyle çarpışmaya devam eder. Batı bölgelerinde, emrindeki kuvvetle birlikte amansızca mücadele etmeyi sürdürür. Özellikle Bursa’nın işgalden kurtarılmasında önemli rol oynar. Hatta ismi işgal kuvvetlerince o kadar iyi bilinir ki, komutanlar askerlerine “Kara Fatma da o bölgedeymiş, daha dikkatli olun!” şeklinde uyarıda bulunmak gereği duyarlar.

Millî Mücadelenin zaferle sonuçlanması ve Türk halkının yeniden bağımsızlığına kavuşması sonrasında, çavuş rütbesiyle başladığı askerlikten üsteğmen rütbesiyle emekli olur Fatma Seher Erden. Görevi sırasında defalarca Mustafa Kemal’in övgüsüne muhatap olan bu büyük savaş kahramanı, kendisine takdim edilen İstiklal Madalyası’nı da bir an olsun göğsünden çıkarmaz. Böylece Türk tarihinin en ünlü kadınları arasında yerini alır.

Kurtuluş Savaşı’nın örnek ismi Üsteğmen Kara Fatma, 2 Temmuz 1955’te misafir edildiği Darülaceze’de hayata veda eder. 67 yaşında aramızdan ayrılan Kara Fatma’nın kabri Kulaksız Mezarlığı’nda bulunuyor.

Kaynak

Aynı Göğün Yıldızları – Erdal SARIÇAM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Eğitimde Fırsat Eşitliği

Eğitimde Fırsat Eşitliği

Eğitim, bireylerin ve toplumların gelişimi için gerekli olan en önemli unsurlardan biridir. Eğitim, bireylerin bilgi, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir