Kanlı Maç: Kayserispor-Sivasspor

Dünyanın en çok bilinen futbol facialarından biri, Belçika’nın başkenti Brüksel’de, 29 Mayıs 1985’te Heysel Stadı’nda yaşandı. İtalya’nın Juventus takımı ile İngiltere’nin Liverpool takımları, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası (bugünün Şampiyonlar Ligi) finalinde karşı karşıya gelmişlerdi. Maçtan önce taraftarlar, tribünlerde birbirlerine saldırdı. Olaylardan kaçmak isteyen İtalyan taraftarlar panikleyince tel örgülere sıkıştılar ve 39 kişi hayatını kaybetti. Heysel, hiçbir zaman unutulmadı. Sonrasındaki Hillsborough faciası da… Çünkü her yıl ölenler anılıyor. Unutulmaması için, hatırlatılıyor… Bizim Heysel’imiz ise hatırlanmaması için unutturuldu! Bu yazımızda Türk spor tarihine “kanlı maç” olarak geçen Kayserispor-Sivasspor maçını konu edindik. Karşınızda Türk futbolunun en büyük faciası…

Kanlı Maç

Türk Futbol Tarihinin En Kanlı Günü

17 Eylül 1967’de dönemin Türkiye 2. Ligi’nde Kayserispor ile Sivasspor, Kayseri Şehir Stadı’nda karşı karşıya geldi. Ev sahibi, 20. dakikada Küçük Oktay’ın (Aktan) attığı golle 1-0 öne geçti. O gol ki, Oktay’ın “Keşke ayağım kırılsaydı da atmasaydım” diyeceği bir goldü. Öyle ya, o golle birlikte tribünlerde yoğun bir şekilde taşlaşmalar başladı. Devre sonunda olaylar şiddetlenince hakemler maçı tatil etti ve 2. devre oynanmadı. Kale arkasındaki tribünlerde karşılıklı küfürleşmelerle başlayan olaylar kısa süre içinde taşlamaya dönüştü. İki takım taraftarlarının birbirlerine attıkları karşılıklı taşlar stadyumda panik havası yarattı. Güvenlik güçlerinin yetersiz kalmasıyla yaşanan izdihamın neticesinde 39’u Sivaslı, 2’si de Kayserili olmak üzere, toplam 41 vatandaşımız hayatını kaybetti.

Gol Ofsayt mı?

Gazeteci Mahmut Sabah, “sayılmayan gol” olmadığını söylüyor ama kendisi de ofsayttan şüpheleniyor:

Hiçbir şey yok. Maç başladı, 20. dakikada gol geldi. Galiba ofsayt. O ana kadar bir şeyler atıldı. Taş demeyelim de yabancı madde gibi şeyler atıldı. Hakem, Sivas seyircisinin tarafındaki hakemi değiştirdi. Kapalının önüne, Kayseri seyircisinin önüne koydu ki “işte bayrağı o hakem kaldırmadı” diye… Tutmadı o formül. Yine bir şeyler atıldı. ilk yarı bitti; böyle ufak tefek taşlaşmalarla bitti. Ondan sonra ikinci yarıya çıkamadı adamlar. Bu taşlaşmalar, tribünler arası taşlaşmalardı. Misafir taraftakiler bu tarafa, bu taraftakiler o tarafa attı. Orada bir panik doğdu.

Kanlı Maç 2

Gel Salavat Getirelim

“O gün facianın tam göbeğinde kalan Hüsnü Önel o anları şöyle anlatıyor:

Benim, elektrikçi bir arkadaşım vardı, mühendis. Adı Dursun’du. O olayda rahmetlik oldu. Anormal bir uğultu … Halen, bak halen diyorum, uzun zaman kalabalığa girince, o uğultuyu hissettim. Ve sıkıldım, bunaldım, böyle kendimi kaybetme durumuna geldim. Sıkıştığımızda Dursun, “Hüsnü, buradan çıkamayacağız galiba. Gel salavat getirelim” dedi. Biz salavat getirmeye başladık yani. Salavat getiriyorduk… Arkadaş kısa boyluydu, demek o sıkışmadan daha çok etkilendi. Kaçmaya başladık. Birkaç merdiven iniyorsun. Dört merdiven iniyorsun. Gelen giriyor. Başka çıkış yok. Tek bir tane; ama büyük. Açık olsa millet olduğu gibi çıkar. Açık olmadığı ve içeriye açıldığı için, açmaya da çalışmışlar, ama açamamışlar. İşte, öyle bir sıkışmışız ki… Ölmemek, oradan sağlam çıkmak bir mucize! Yan tarafta yüz numaralar (tuvaletler) vardı.

Ben de o tarafa gittim herhalde. Baktım millet sıkışıyor. Lavabonun üzerine çıktım. Çorabımı çıkardım. Suyu açtım. Ayakkabımla aldım milletin üstüne atıyorum, su buharlaşıyor. O derece sıkışmışız! Arkadan gelen ittiriyor. Niye ittiriyor? Çünkü taş geliyor! Yoksa dışarı gidecek. Ha, bu arada giremeyen de olmuş, onlar sahaya kaçmış. Tel örgüleri kırmışlar…

Ecevit Sivas Halkına Bir Mesaj Yayımladı

Aziz Sivaslılar

Sivası bu ziyaretim vesilesi ile sizlere, büyük acınız dolayısı ile baş sağlığı dilerim. Başta genel başkanımız sayın İsmet İnönü olmak üzere CHP yöneticileri olarak hepimiz değerli evlatlarımızın can kaybı karşısındaki acımızı yüreklerimizde duyduk ve paylaştık. Allahtan onlara rahmet diler, sizlere tahammül gücü dilerim bütün milletimize barış kardeşlik ve birlik dilerim.

Sayın Sivas halkına derin saygılarımı sunarım.

CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit

Kanlı Maç Türkülere Konu Oldu

Bu topraklarda toplumsal acılar illa ki türkülerde dile getirilir. Kayserispor-Sivasspor maçındaki futbol trajedisi de duyarlı halk ozanları tarafından saza ve söze dökülür.

Kanlı Gol

Kırılsaydı ayağım, atmazdım golü
Mahşere döndü stadın yolu
Ölenler 40 kişi yaralı dolu
Olur mu Allah’ım, böyle olur mu?
Bir golün yüzünden adam ölür mü?
Maça gidem dedim yuvam bozuldu
Sıkıntıdan ciğerlerim ezildi
Duyan ahbaplarım yola dizildi
Olur mu Allah’ım, böyle olur mu?
Bir golün yüzünden adam ölür mü?
Sivas’m yolları dökülür gider
Cenazeler yola dizilir gider
Nicelerin evi yıkılır gider

Söz-Müzik: Y. Tunç, Okuyan: Rıza Aslandoğan – Tunç Plak

Öldüren Gol

(Hıçkırık sesleri, ağlamalar)
– Anne, anneciğim babam nerede
– Ağlama yavrum, ağlama baban maça gitti
Erciyes dağını da duman bürüdü
Beş bin Sivaslı da Kayseri’de yürüdü
Nice yiğitleri de yerde süründü
Futbol diye geldik buraya, kan mı girecekti bizim araya
Kayseri ile şu Sivas’ın arası
Stadyumda oldu bunun davası
Açma doktor açma kardaş yarası
Böyle mi olurdu topun oyunu
Top değil de anam bıçak oyunu
(Hıçkırık sesi ağlamalar – Gardaşım benim, gardaşım nerede benim)

Cenazeleri Sivas eline attın
Uzanıp toprağa sırtüstü yattın
Anneler bacılar, kardeş ağlasın
Böyle mi olurdu topun oyunu
Top değil de anam bıçak oyunu
(Hıçkırık sesi ağlamalar – Anne, anneciğim ben öksüz mü kaldım)

Kayseri ile Sivas yolu kesildi
Arabalar yandı, canlar ezildi
Bu olayda bütün millet üzüldü
Böyle mi olurdu topun oyunu
Top da değil de anam bıçak oyunu
(Hıçkırık sesi ağlamalar – Ağlama yavrum ağlama, anne anneciğim ben kimlere baba diyeceğim)

Söz-Müzik: Mustafa Atahan. Okuyan: Malatyalı Selim – Atalıan Plak

Kanlı Maç 2

Uzun Süre Karşılaşmadılar

İki takım, rövanşı 19 Mart 1968’de Ankara 19 Mayıs Stadı’nda oynadı ve 90 dakika 0-0 sona erdi. İki şehrin takımı, o günden sonra uzun yıllar bir daha karşı karşıya gelmedi. Sivas ve Kayseri birbirinden kaçırılarak, yara kapatılmaya çalışıldı. Olayla ilgili açılan davaların üstü kapatıldı. Kan parası ve tazminatla işler bağlandı. İki komşu şehir arasında uzun süre gerilme neden “kanlı maç”ın unutulması için devlet, elinden gelen her şeyi yaptı.

Kaynak

Kenan Başaran – Sivas-Kayseri-Türkiye’nin En Büyük Futbol Faciası

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Eğitimde Fırsat Eşitliği

Eğitimde Fırsat Eşitliği

Eğitim, bireylerin ve toplumların gelişimi için gerekli olan en önemli unsurlardan biridir. Eğitim, bireylerin bilgi, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir