İnşa Süreci ve Mimarisiyle: Anıtkabir

Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına yapılmış bir anıt mezar ve müzedir. Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan Anıtkabir, Türkiye’deki en önemli milli anıtlardan biridir. Atamızın ebedi istirahatgahının süreç içinde bir takım değişikliklere uğradığını biliyor muydunuz? Gelin Anıtkabir’in inşa sürecine birlikte bakalım.

10 Kasım 1938 tarihinde hayata gözlerini yuman Mustafa Kemal Atatürk için dini cenaze töreni İstanbul’da yapıldıktan sonra naaşı Ankara’ya götürüldü. 21 Kasım 1938 günü yabancı devletlerden gelenlerin de katıldığı resmi cenaze törenin ardından naaşı geçici olarak Etnografya Müzesi’ne konuldu. Bugünden itibaren Atatürk için bir anıt mezar yapma çalışmaları başladı.

Anıtkabir 1

Anıtkabir’in İnşa Süreci

İnşaata başlanmadan önce, Anıtkabir’in yapılacağı alan düzenlenmiştir. Bu amaçla, Ankara’da bulunan Rasattepe’nin üzerindeki arazi düzleştirilmiş ve anıt mezara uygun hale getirilmiştir. Daha sonra, Anıtkabir’in temeli atılmıştır. İnşaata 1944 yılında başlatılmış ve 1953 yılında inşaat tamamlanmıştır. Anıtkabir, Mimar Emin Onat ve Heykeltraş Orhan Arda tarafından tasarlanmış ve yönetilmiştir. İnşaatın maliyeti ise o dönemde 4 milyon Türk lirasıdır.

İsmet İnönü’nün Milli Şef döneminde partinin resmi yayın organı Ulus, Atatürk’ün ölümü yahut Cumhuriyet’in ilanı gibi günlerde Anıtkabir’in inşasına dair haberlere özellikle yer vermiştir. Görselde de görüldüğü üzere Anıtkabir’in planlanan görünümü bugünden biraz farklıdır.

Anıtkabir 2

Demokrat Parti inşaatın bitmesi için acele etmiş ve bütçeyi kısmıştır. Buna mukabil Emin Onat ve Orhan Arda’nın ilk projesine göre mozolenin üst kısmında yer alacak olan rölyefli kütle, Demokrat Parti iktidarının isteği doğrultusunda iptal edilmiştir. Üstteki rölyefli kütle iptal edilince mozolenin görünüm ve hacmini dengelemek için dıştaki kolonların boyları da eski projedekine göre biraz yükseltilmiş ve şimdiki görünüm sağlanmıştır. Ayrıca avludaki kulelerin de küçültülüp, düz damdan çatılı biçime geçişini görebiliyoruz.

Anıtkabir Mimarisi

Yaklaşık 750 bin metrekarelik bir alan üzerinde yer alan Anıtkabir, anıt mezar ve müze olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Anıt mezar bölümü, mermer bir blok üzerine inşa edilmiştir. Mezar, 40 ton ağırlığındadır ve tüm ülkeyi kapsayan birçok maden ve taşın kullanıldığı bir mimari harikasıdır. Müze bölümü ise, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve Atatürk’ün hayatı hakkında bilgi veren bir müzedir. Müze, üç katlıdır ve içinde birçok fotoğraf, belge, el yazması ve diğer tarihi eserler yer almaktadır. Müze bölümünde Atatürk’ün mektupları, kıyafetleri, eşyaları ve bazı kişisel eşyaları sergilenmektedir.

Anıtkabir’in dış cephesinde, iki sıra aslan heykeli yer almaktadır. Aslanlar, 1930’larda dünya çapında ün kazanmış İtalyan heykeltraşı Pietro Canonica tarafından yapılmıştır. Anıtkabir’in ana girişinde yer alan Zafer Kulesi, 27 metre yüksekliğiyle göz alıcı bir yapıdır. Kule, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ilişkin önemli tarihi anıtların yer aldığı bir koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır.

Etrafında, güzel bahçeler, anıt sütunları ve Türk bayrağı ile çevrili yollar yer almaktadır. Anıtkabir’in girişinde, yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bir tören alanı da yer almaktadır. Anıtkabir’in inşaatında, Türk sanatının farklı alanlarında çalışan birçok sanatçı ve işçi görev almıştır. Anıtkabir’in içinde yer alan mozaik, kabartma, çini, cam işleri ve heykel gibi sanat eserleri, Türk sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Sonuç olarak, Anıtkabir’in inşa süreci, Türk tarihinin önemli olaylarından biridir. Anıtkabir, Türk halkı tarafından büyük bir saygı ve sevgi ile ziyaret edilen bir yerdir ve Türk milli kimliğinin sembolü haline gelmiştir. Anıtkabir’in mimari yapısı, Türk mimarlık tarihinde önemli bir yere sahiptir ve Türk sanatının farklı alanlarında çalışan birçok sanatçı ve işçi tarafından yapılan sanat eserleri, Türk sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir.

İlgili admin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Eğitimde Fırsat Eşitliği

Eğitimde Fırsat Eşitliği

Eğitim, bireylerin ve toplumların gelişimi için gerekli olan en önemli unsurlardan biridir. Eğitim, bireylerin bilgi, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir