Hababam Sınıfı Nasıl Doğdu?

Türk edebiyatının klasikleri arasına giren “Hababam Sınıfı” nasıl doğmuştur? Yazarın deyimiyle ‘bir eğitim yergisi’ olan Hababam Sınıfı’nın tiplemeleri kimlerden ve hangi koşullardan kaynaklanmıştır?

Rıfat Ilgaz, bu konuda şöyle der: “Hababam Sınıfı, Kastamonu Muallim Mektebi anılarımdır. Ben tipleri söyleyeyim: Güdük Necmi benim. Nihat Dicle hocamız müdür yardımcısıydı ve Kel Mahmut tipinde canlandırdım. Safranbolulu Ahmet de İnek Şaban oldu. 120 kiloluk bir Tulum Fehmi’miz vardı. Fehmi’ye iki porsiyon yemek çıktığını, 1984 yılındaki görüşmemizde Nihat Bey anımsattı. Fehmi de Tulum Hayri oldu. Hademe Şerife Hanım, Hafize Ana tipinde canlandı. Fransızcacı Sedat Bey yine aynı rolde; Piyale biraz Sabri Cemil, biraz da başkalarının karışımı. Vakvak Rıza matematikçi Faik Bey’dir. Kastamonu ağzıyla konuşurdu. Badi Ekrem, Dadaylı Rahmicük’tür. Kel Mahmut ile Şakir Bey’i çok severim. Kopyayı yakalayan Maraton Reşit’ti. Hemen hepsi iyi öğretmenlerdi.”

Hababam Sınıfı Nasıl Doğdu

Macera, “Dolmuş” ile Başladı

İlk kez 1950’li yılların ortalarında, birer öykü biçiminde Dolmuş dergisinde Turhan Selçuk’un çizgileriyle yayımlanıp daha sonra kitaplaştırılarak baskı üstüne baskı yapan, giderek tiyatro oyununa, müzikal gösterilere dönüşen Hababam Sınıfı’nın, hareketli ve çok ilginç bir Yeşilçam serüveni vardır. Rıfat Ilgaz’ın bu ünlü eseri, ilk kez 1975 yılında Ertem Eğilmez tarafından sinemalaştırılır. Ama bir başlangıç gibi görünen bu serüvenin, yıllar öncesine dayanan bir geçmişi vardır. 1966 yılına döndüğümüzde Hababam Sınıfı2nın Yeşilçam’daki macerasının başlangıcına tanık oluruz.

Yıllarca Süren Yasaklar

Rıfat Ilgaz’ın bu ünlü eserini filme çekme hakkını ilk kez satın alan yönetmen Atıf Yılmaz’la oyuncu Orhan Günşıray’dır. Ve o yıllarda bu iki ünlü isim, “Yerli Film” adıyla kurdukları yapım şirketinin ortaklarıdırlar. Filmi Atıf Yılmaz yönetecektir. Ne var ki, filmin hazırlık aşamasına gelindiğinde, iki ortak hesaplayamadıkları acı bir sürprizle karşılaşırlar.

O günlerdeki sansür ve denetim mekanizması Türk sinemasının başında bir bela gibidir. Haliyle bu projeden vazgeçilir. Aradan uzun bir süre geçer, bu kez de Melek Film kurumunun sahipleri Şahan Haki ile Koçini, Hababam Sınıfı’nı satın alır. Ancak durum yine değişmez. Sansür belası hep peşlerindedir. Aslında peşinde koştukları kişi, “sakıncalı yazar” Rıfat Ilgaz’dır. Tüm engellemelere karşın, Hababam Sınıfı’nın yeni talipleri devreye girer. Sansürcülerle yapımcılar arasında büyük bir inatlaşma başlamıştır. Bu satın alma serüveni Tanju Gürsu’yla, Alp Zeki Heper’le, Hulki Saner’le, Vural Pakel’le sürüp gitse de bir türlü sansür engeli aşılamaz.

Hababam Sınıfı’nın temel içeriği ne kadar değiştirilip yumuşatılsa da sansürcü kafaların yumuşaması mümkün değildir. Bu bakış açısıyla da aşılamayacaktır. Sıfırcı Hamdi ve Kel Mahmut gibi öğretmen tiplemeleriyle “Türk eğitim sisteminin, okul yaşamının komedisini yapma” yasaklama gerekçesidir.

Hababam Sınıfı: Altın Yumurtlayan Tavuk Hababam Sınıfı Nasıl Doğdu 3

Tüm bu olup bitenlerin ardından Rıfat Ilgaz, gazeteci ve sinema yazarı Turhan Gürkan’a, o mizahçı tavrıyla, şöyle diyecektir:

“Sözleşme yaptığım filmciler parasını ödüyorlar. İşin garip yanı, anlaştığım kurum ve kişilerden, film çekilmediği halde parasını almış olmam. Hababam Sınıfı bana sadece adıyla para kazandırıyor. Böyle altın yumurtlayan tavuk görmedim.” 1966’dan başlayıp yaklaşık 9 yıl kadar süren bu satın alma serüveni 1975 yılında noktalanır ve sansür engelini aşmak yalnızca Ertem Eğilmez’e kısmet olur.

Eğilmez, ilk filmin büyük ilgi çekmesinin ardından dizinin ikincisi “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı”yı çeker. Her iki film, İstanbul sinemalarında vizyona girdiğinde, “yılın en çok iş yapan 10 filmi” listesinde ilk iki sırayı alır. Eğilmez, bu ticari başarıyı “Hababam Sınıfı Uyanıyor” ve “Hababam Sınıfı Tatilde” ile sürdürür.

Dizinin beşincisini, ‘Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor’u, bu kez Kartal Tibet yönetir. Dizinin altıncı yani son filmi olan “Hababam Sınıfı Güle Güle”yle de Eğilmez, İnek Şaban’ların, Tulum Hayri’lerin, Güdük Necmi’lerin serüvenlerini noktalar.

Rıfat Ilgaz ile Ertem Eğilmez Mahkemelik Oldular

Özellikle de dizinin ilk ikisinin ticari başarısı, yapımcı Hulki Saner’i de hareket geçirir. Rıfat Ilgaz’ın bir öyküsünden yola çıktığı “Hababam Taburu”nu beyazperdeye uyarlasa da Eğilmez sinemasındaki güldürü düzeyini yakalayamaz. Ne var ki, Eğilmez’in ilk denemelerinden sonraki filmlerin de uyarlama açısından aynı düzeyde olduğu söylenemez. Sonuncularda ip kopmuştur. Bu nedenle de Ertem Eğilmez’in Rıfat Ilgaz’la araları açılır. Mahkemelik olurlar.

Hababam Sınıfı Nasıl Doğdu 2Ilgaz, aslında filmlerin hiçbirinden hoşnut değildir: “Hababam Sınıfı’nın ilkini izlediğimde büyük bir utanç duydum. Benden başka herkes, eserime sahip çıkıyor. Filmde rol alan sanatçılardan, yönetmenine kadar. Zaten Ertem Eğilmez, filmi TRT’ye verirken eserin sahibinin adını, yani benim adımı, jenerikten makaslamış. TRT de hiç merak edip kimdir diye sormamış. Ertem Eğilmez, yalnız bununla kalmamış, “Ben eserden kendime göre bir mesaj çıkardım. Kötü öğrenci yoktur, kötü eğitim sistemi vardır” diyerek benim eserimin mesajına da sahip çıkmış. Hababam Sınıfı, bizim milli eğitimimizin bir hicvidir, bir yergisidir. Ertem Bey ve oyuncular benim eserimin özünü kavrayamamışlar. Eser filme alınmadan önce, satır satır izlemek isterdim. Romana ve üç piyesime de bağlı kalmasını isterdim. Ertem Bey’le sözleşmemizde bu vardı, fakat kendi sözleşmemize bağlı kalmadı. Rezil bir film çevirdiler. Daha sonraki filmler daha iyi olur, düzelir diyerek izin verdim, fakat olmadı. Ben öğretmenim, kendi mesleğimi bu kadar ayaklar altına almam. Öğrencinin gayrimeşru çocuğunu yatakhanede büyütmesi ve kör öğretmenin sahneleri, benim romanımda olmayan bölümler. Bu bölümlerin, çok titiz sansür kurulunun elinden nasıl kurtulduğuna şaşıyorum.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Uygulama Geliştirme

Mobil Teknoloji ve Uygulama Geliştirme: Geleceğe Yolculuk

Mobil teknoloji, yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Akıllı telefonlar, tabletler ve diğer mobil cihazlar, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir